Football Manager 2009 İncelemesi

Football Manager 2009 İncelemesi

Hep hayal etmişimdir, Mourinho’nun yerinde ben olsaydım diye. Bazen de Ertuğrul Sağlam’ın yerine koyarım kendimi. Bu iki teknik adamı özellikle örnek verdim. İkisine karşı ayrı bir hayranlık besliyorum çünkü. Birisi kendine çok güvenen, ukala, rakiplerine tepeden bakan ve sporda etiğe önem vermeyen, futbol profesörü. Diğeri ise mütevazı, rakiplerine saygı gösteren tam anlamıyla beyefendi genç bir teknik direktör. Sports Interactive mükemmel serisi Football Manager ile, bize bu iki uç örnek de dahil, birçok teknik adam gibi olabileceğimiz sanal dünyayı tekrar karşımıza çıkardı.

Championship Manager efsanesini devam ettiren FM bizi yaptığı yeniliklerle, sunduğu nimetlerle her zaman memnun etti. Bir yanda dünyanın dört bir yanından ligler, takımlar, futbolcular ve menajerler, diğer yanda bu arenadaki kariyerine yeni başlayacak olan bizler. Hep farklı bir heyecanla bekledik FM’yi. Bu senede farklı bir bekleyişimiz vardı. Yapımcılar 3D maç motorunu duyurmuşlardı. Ancak ben bu durumdan memnun kalmadım daha en başında. Yapılan bu sistem beklediğimiz gibi olmayacaktı çünkü. Neyse, maç motoru hakkındaki yorumlarımı daha sonraya saklayayım ve bir giriş yapayım oyuna.

Ana menü bildiğimiz tarzda. Arka plandaki resimler, menüye ait renkler farklı o kadar. FM serilerini önceden oynayanlar hiç yabancılık çekmeyeceği gibi, FM ile ilk defa tanışacaklar da pek zorlanmaz. Kullanımı kolay ve sade bir yapısı var FM’nin. Bazen sorunlar yaşayabiliyoruz ama genelde durum iyi. Live desteği mevcut. Yeni bir takım, yeni bir stadyum, yeni bir forma oluşturup, puanımıza göre futbolcuları kadromuza dahil ediyoruz. Oyuncuların gerçek performanslarının oyuna dahil olmasının yanında gerçek kullanıcılarla da rekabet kurmamızı sağlıyor bu sistem.

Sorumluluk Zamanı

FM 2009’da 51 tane lig var seçebileceğimiz ve bunların arasında Türkiye ligi zaten var. İngiltere ligi başta olmak üzere çoğu ligin lisansı yok ama takımların ve futbolcuların isimleri gerçek. Yani Arsenal’in adı ‘North London’ olarak geçmiyor. Oynayacağımız ligi seçtikten sonra istersek başka ligleri de oyunumuza dahil edebiliyoruz. Bu sayede ileride, bu liglerde bulunan takımlara transfer olabiliyoruz. Kendi resminizi oluşturduğunuz karakterin profiline ekleyebiliyorsunuz. Takım seçtikten ve karakterimizin özelliklerini belirledikten sonra oyuna başlıyoruz. Eğer büyük bir takımda başlarsanız oyuna, yönetim karşısındaki krediniz az ve medyanın size olan itibarı düşük olacaktır. Zaten başladığınız anda medyada ‘şu isimli şahıs süpriz bir şekilde şu takımın başına getirildi’ manşetini görürsünüz. İsterseniz işsiz de başlayabilirsiniz. Ben hiç böyle bir şey denemedim. İşin biraz kolayına kaçtığım söylenebilir.

Önceki oyunlardan da bildiğimiz gibi, yönetim sezon başında bize bir transfer bütçesi sunuyor ve beklentilerini söylüyor. Sezon sonunda bu beklentileri karşılayamazsanız kovulmanız an meselesi. Bazen sezonun bitmesini bile beklemiyorlar. Bir keresinde kardeşim Manchester United’ı küme düşürmüştü. Gülücüklerinizi görür gibiyim, evet tuhaf ama gerçekten böyle birşey oldu. Hala nasıl becerdi diye merak ediyorum. Yönetim onu sezon sonuna kadar kovmamış, ancak takım küme düşünce kovmuştu. Böyle sabırlı yönetimlere de denk gelebilirsiniz.

Sezona başlamadan önce, kendi sahamızın boyutlarını, oyunculara alınan başarılar sonunda verilecek primleri ve oyuncularımızın forma numaralarını belirliyoruz. Burada dikkatimi çeken bir yenilik var, bazı oyuncular belli bir numara istiyor. O numarayı vermezsek mutsuz olabiliyorlar. Hazırlık maçları, sezon öncesi hazırlığın değişmez parçası. Bu maçlar sayesinde oyuncularımız kondüsyonlarını arttırıyorlar. Antrenmanların büyük önemi var. İzleyeceğimiz antrenman politikaları oyuncularımızın kendilerini geliştirmesinde büyük rol oynuyor. Elinizde bulunan oyunculara göre taktik belirlemenizde fayda var. Oyuncuların özelliklerine göre sahadaki konumlarını saptamak için, taktik kısmında oyuncuyu bir yere yerleştirdiğimiz zaman, oyuncunun o bölgeye olan uygunluğu renklerle belirtiliyor. Yeşil en uygunu, kırmızı ise alakasızlığı temsil ediyor.

Meşguliyet
FM 2009 ‘maçtan maça ‘continue” olayını tarihe gömüyor. Bu konuda en büyük yenilik basın toplantıları. Basın toplantılarına davet ediliyor, toplantıda bulunan gazetecilerin sorularını cevaplıyoruz. Sorular basın toplantısının konusuyla ilişkili oluyor doğal olarak. Takımın başına ilk geçtiğiniz anda bir davet alıyorsunuz mesela. Bu toplantıda takımınızda yapacağınız değişiklikler, izleyeceğiniz taktikler gibi sorular soruluyor. Medya yönetimi, basın toplantıları sayesinde belirgin bir biçimde FM oyuncularına sunuluyor. İş sadece bununla sınırlı değil. Artık daha hareketli bir transfer dünyası sizi bekliyor. Oyuncularınıza çok daha fazla talip çıkıyor, sürekli teklifler sunuyor diğer takımlar. Asistanlarınız da sizin için yeni yetenekler arıyor. Her kıtada görevliniz var ve bunlar buldukları isimleri size rapor halinde sunuyor. Bu şekilde isterseniz genç yetenek avcısı oluyorsunuz, isterseniz benim gibi Abramovich amcanıza güvenip büyük yıldızlar alıyorsunuz.

Bir takımdan oyuncu transfer etmek isterken, o takımın hangi mevkide oyuncu aradığını veya hangi oyuncuya ihtiyaç duyduğunu görebiliyorsunuz. Bu sayede takas için sunacağınız oyuncuları belirlemek sizin için daha kolay oluyor. Bir de takımlar kendileri için önemli olan oyuncuları kolay kolay bırakmıyorlar. Barcelona’dan Messi’yi, Liverpool’dan Gerrard’ı, Valencia’dan David Villa’yı almak neredeyse imkansız. Para her kapıyı açmıyor yani. Bu durum gerçekçi olmuş. Fakat oyuncuların yeteneklerinde bir takım gerçek dışı unsurlar var. Bir beygir gibi koşan Henry’nin süratinin 20 üzerinden 15 olması ve David Villa’ya gereken yetenek değerlerinin verilmemesi üzücü.

3D Maç Motoru
Evet geldik FM 2009’un sunduğu en büyük yeniliğe. Başka bir deyişle; zurnanın ‘zırt’ dediği yere vardık. Her yenilik iyi olacak diye bir kaide yok. FM oyununda ilk defa ‘Graphics Details’ diye bir ibare var. 3D maç motoru yeniliklerin en büyüğü olabilir ama ne kadar gerekliydi buna önce onu bir tespit etmemiz lazım. CM 4 ile gelen 2D maç motoru bir devrim sayılırdı. Çok iyi tasarlanmış ve oyuna çok başarılı monte edilmişti. 2D olduğundan, grafikler, görüntü detayları gibi kavramları aklımıza getirmiyorduk zaten. Bize sunulan muhteşem genişlikte ‘database’ yeterliydi, 2D maç motoru üzerine kaymak olmuştu. Ancak FM 2009’da önümüze konan 3D motor, günümüz teknolojisinin çok gerisinde. Fizik modellemeleri, görüntü kalitesinin oldukça düşük olması, stadyumların görünüşleri, futbolcuların paslaşması, şutları, hareketleri, kısacası hepsi kötü. 3D motorun amacı maçı daha iyi seyredebilmemiz ve daha iyi anlamamız. Ancak oyundaki motor sadece görüntü kirliliği oluşturuyor. Bu yetmezmiş gibi bir de maç yüklemelerini yavaşlatıyor. Farklı ataklara geçerken maç esnasında, duraksamalarla karşılaşıyoruz. 3D motorun faydalı tek özelliği, maçı farklı bir kaç açıdan izleyebiliyor olmamız. Bunun dışında tam bir felaket. Zaten 3D maç motorunun sunduğu görüntü kalitesi iyi olmadıktan sonra, bu motoru yapmanın ne anlamı var?

İşin iyi yanı, 2D motorumuzun hala varlığını sürdürüyor olması, hem de tam ekran olabiliyor. FM’nin futbol dünyasıyla ilgili sahip olduğu detaylar ve 2D maç motoru bir menajerlik oyunu için çok iyi özellikler. 3D maç motoru bu haliyle gereksiz bir ekleme olmuş bence. Benim FM’den beklediğim şeyler, oyunda fazlasıyla var. 2D maç motoruyla yine zevkli dakikalar bizleri bekliyor. Üzücü olan şu ki; SI Games yapımcıları 3D maç motoruyla boş yere uğraşmışlar.

Test Sistemi
  • Ekran Kartı: Sapphire Radeon HD4870 Toxic
  • İşlemci: AMD Athlon 64 X2 5200+ (2.7 GHz)
  • Anakart: MSI K9AGM3 690G
  • Bellek: Kingston 2GB DDR2-800

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: